A
Açı (aspekt)
Haritadaki iki nokta arasındaki derece farkı; astrolojik yorumun en küçük yapı taşıdır.
Astrolojide açı, 360 derecelik harita çemberi üzerinde iki noktanın birbirine olan uzaklığıdır. Geleneksel sistemde beş büyük açı vardır: kavuşum (0°), altmışlık (60°), kare (90°), üçgen (120°) ve karşıtlık (180°). Derecenin tam tutması gerekmez; kabul edilen sapma payına orb denir. Bir açı tek başına değil, hangi gezegenler arasında kurulduğuna ve haritanın hangi bölgesine düştüğüne bakılarak okunur.
Alçalan
Doğum anında batı ufkunda batmakta olan burç ve derece; Yükselen'in tam karşısındaki noktadır.
Alçalan, yabancı kaynaklardaki adıyla Descendant, doğum haritasında batı ufkuna denk gelen noktadır ve her zaman Yükselen ile tam karşıtlık hâlindedir. Placidus gibi çoğu ev sisteminde yedinci evin başlangıcını işaretler. Geleneksel yorumda yedinci ev ortaklıkları, evliliği ve açık rekabeti; yani “öteki” ile kurulan her ilişkiyi anlatır. Yükselen burcun karşıt burcu olduğu için onunla aynı niteliği paylaşır ve tamamlayıcı bir tema taşır.
Altmışlık açı
60 derecelik açı; gelenekte fırsat ve akıcı iş birliği açısı sayılır.
Altmışlık, iki nokta arasındaki 60 derecelik uzaklıktır ve çemberin altıda birine karşılık gelir; yabancı kaynaklarda sekstil adıyla geçer. Bu açıyı kuran burçlar genellikle gelenekte birbiriyle uyumlu sayılan elementlerde bulunur: ateş ile hava, toprak ile su. Geleneksel yorumda üçgen kadar güçlü değil ama aynı yönde, destekleyici bir açı kabul edilir. Etkisinin kendiliğinden gelmediği, ancak harekete geçildiğinde ortaya çıktığı söylenir.
Astroloji
Gök cisimlerinin konumlarıyla yeryüzündeki olaylar arasında anlam bağı kuran, binlerce yıllık yorum geleneği.
Astroloji, gezegenlerin ve ışıkların gökyüzündeki konumlarını sembolik bir dil gibi okuyan bir gelenektir; kökleri Mezopotamya'daki gök gözlemlerine uzanır, bugün kullanılan harita düzeni ise Helenistik dönemde biçimlenmiştir. Astroloji ile astronomi yüzyıllarca iç içe ilerledi; modern dönemde yolları ayrıldı ve astronomi bir doğa bilimi olarak gelişti. Bilim çevreleri astrolojiyi geçerli bir yöntem olarak görmez; gök konumlarının kişilik ya da olaylar üzerinde etkisi olduğunu gösteren kabul görmüş bir kanıt yoktur. Coconna'da astroloji bir kehanet aracı olarak değil, kendine dönüp bakmayı kolaylaştıran kültürel bir dil olarak sunulur.
Konuyu anlatan yazı → Ateş elementi
Koç, Aslan ve Yay'ı bir araya getiren element; gelenekte ısı, atılganlık ve görünürlükle anılır.
Dört elementten biri olan ateş, zodyakta Koç, Aslan ve Yay burçlarını kapsar. Bu üç burç çemberde birbirine 120 derece uzaklıkta durduğu için aralarında üçgen açı kurulur. Element ayrımı Antik Yunan doğa felsefesinden astrolojiye geçmiştir. Geleneksel yorumda ateş; başlatma isteği, hareket ve dışa dönük görünürlükle ilişkilendirilir, havayla beslendiği ve suyla çeliştiği söylenir.
Konuyu anlatan yazı → Ay burcu
Doğduğun anda Ay'ın bulunduğu burç; gelenekte duygusal alışkanlıkların göstergesi sayılır.
Ay zodyak turunu yaklaşık 27,3 günde tamamlar ve bir burçta ortalama 2,3 gün kalır; bu yüzden Ay burcu aynı gün doğan iki kişide bile farklı çıkabilir. Doğru bulmak için doğum tarihinin yanında saatin de bilinmesi gerekir. Geleneksel yorumda Güneş kim olduğunu, Ay ise neye ihtiyaç duyduğunu ve kendini nasıl yatıştırdığını anlatır. Kendi Ay burcunu doğum haritası aracıyla hesaplayabilirsin.
Konuyu anlatan yazı → Ay düğümleri
Ay'ın yörüngesinin ekliptiği kestiği iki nokta: Kuzey Düğüm ve Güney Düğüm.
Ay'ın yörünge düzlemi ekliptikle yaklaşık 5 derecelik açı yapar; iki düzlemin kesiştiği noktalara düğüm denir. Ay ekliptiğin kuzeyine çıkarken Kuzey Düğüm'den, güneyine inerken Güney Düğüm'den geçer; iki nokta her zaman birbirinin tam karşısındadır. Düğümler zodyakta geriye doğru ilerler, turlarını yaklaşık 18,6 yılda tamamlar; tutulmalar da ancak Yeni Ay ya da Dolunay bir düğüme yeterince yakınken oluşur. Hesapta iki yaklaşım vardır: düzgünleştirilmiş ortalama düğüm ile anlık salınımı da içeren gerçek düğüm; Coconna ortalama düğümü kullanır. Geleneksel yorumda Kuzey Düğüm geliştirilecek yönü, Güney Düğüm ise alışkanlığa dönüşmüş olanı temsil eder.
Ay evreleri
Ay'ın Güneş'e göre konumundan doğan sekiz görünüm; Yeni Ay'dan Son Hilal'e uzanan döngü.
Ay kendi ışığını üretmez; gördüğümüz şey Güneş'ten aldığı ışığın bize dönen kısmıdır, bu yüzden görünümü Güneş–Dünya–Ay dizilimine göre değişir. İki Yeni Ay arasındaki süre ortalama 29,53 gündür ve bu döngü sekiz evreye bölünür: Yeni Ay, İlk Hilal, İlk Dördün, Büyüyen Şişkin Ay, Dolunay, Küçülen Şişkin Ay, Son Dördün ve Son Hilal. Döngünün ilk yarısında aydınlık yüz büyür, ikinci yarısında küçülür. Geleneksel takvimlerde büyüyen yarı başlatmakla, küçülen yarı toparlamak ve azaltmakla ilişkilendirilir.
Konuyu anlatan yazı → Ay takvimi
Günleri Ay'ın evresine ve bulunduğu burca göre okuyan takvim düzeni.
Ay takvimi ayları Ay'ın evre döngüsüne göre sayar; ortalama 29,53 günlük bu döngü, güneş yılına dayanan takvimlerle tam örtüşmez. Tarım toplumlarından bugüne ekim, hasat ve bakım günleri çoğu yerde bu döngüye göre planlanmıştır. Astrolojik kullanımda evrenin yanında Ay'ın hangi burçta olduğu da hesaba katılır; ikisi birlikte günün havasını verir. Coconna'nın Ay takvimi sayfası her gün için evreyi ve Ay'ın burcunu hesaplar, Kozmik Bakım bölümü de bu iki bilgiyi bakım günlerine çevirir.
Ay takvimine bak → ↑ Harflere dön B
Boşlukta Ay
Ay'ın, bulunduğu burçtan çıkmadan önce son büyük açısını tamamlamış olduğu aralık.
Geleneksel astrolojide Ay, içinde bulunduğu burçta yapacağı son büyük açıyı tamamladıktan sonra burç değiştirene kadar “boşlukta” sayılır. Bu aralık kimi zaman birkaç dakika sürer, kimi zaman bir günü aşar. Kadim metinlerde söz konusu süre yeni bir iş başlatmak ya da sonuç beklenen bir adım atmak için elverişsiz kabul edilir; alışılmış işleri sürdürmek ve beklemek önerilir. Kavram bugün de uygun anı belirlemeye çalışan dalda, yani seçim astrolojisinde kullanılır.
Burç
Zodyak kuşağının 30 derecelik on iki eşit diliminden her biri.
Burç, zodyağın 30 derecelik eşit dilimlerinden biridir; on iki dilim birlikte 360 dereceyi tamamlar. Tropikal zodyakta sayım her yıl mart ekinoksuyla başladığı için burçlar aynı adı taşıdıkları takımyıldızlarla artık örtüşmez; aradaki kayma presesyondan kaynaklanır. Her burcun bir elementi, bir niteliği ve bir yönetici gezegeni vardır; yorumun büyük kısmı bu üç bilgiden türetilir. On iki burcun künyesini burçlar sayfasında bulabilirsin.
On iki burcun künyesi → Büyüyen Ay
Yeni Ay'dan Dolunay'a kadar aydınlık yüzü her gece genişleyen yaklaşık iki haftalık dönem.
Yeni Ay'dan sonra Ay'ın aydınlık görünen kısmı her gece artar; döngünün bu yarısına büyüyen ya da artan Ay denir. Büyüyen Ay gündüz doğar, akşam gökyüzünde görünür ve her gün Güneş'ten biraz daha doğuya kayar. İçinde İlk Hilal, İlk Dördün ve Büyüyen Şişkin Ay evreleri yer alır. Geleneksel takvimlerde büyüme yönü; başlatmak, beslemek ve çoğaltmak istenen işlerle ilişkilendirilir.
Büyüyen Şişkin Ay
İlk Dördün ile Dolunay arasındaki evre; Ay'ın yarıdan fazlası aydınlıktır ve her gece doluyor.
Büyüyen Şişkin Ay, döngünün İlk Dördün'den sonra, Dolunay'dan önce gelen evresidir. Ay'ın görünen yüzünün yarısından fazlası aydınlıktır ve bu oran her gece biraz daha artar. Akşamın erken saatlerinde gökyüzünde yüksekte durur, gece yarısından sonra batar. Geleneksel takvimlerde ayar yapmanın, biriktirmenin ve tamamlamaya hazırlanmanın evresi sayılır.
↑ Harflere dön D
Değişken nitelik
İkizler, Başak, Yay ve Balık'ı kapsayan nitelik; mevsimi kapatan, geçişi hazırlayan burçlar.
Değişken burçlar mevsimin son bölümüne denk gelir: İkizler, Başak, Yay ve Balık. Her biri bir sonraki mevsime geçişi hazırladığı için gelenekte uyum sağlama, aktarma ve çoğaltma temalarıyla anılır. Dördü de çemberde birbirine 90 ya da 180 derece uzaklıkta durur; bu yüzden aralarında kare ve karşıtlık açıları kurulur. Üç nitelikten biridir; diğerleri öncü ve sabit niteliklerdir.
Derece
Zodyak çemberinin 360'ta biri; her burç 0° ile 29°59′ arasında tam otuz derece tutar.
Astrolojik hesap 360 derecelik bir çember üzerinde yapılır ve on iki burcun her biri bu çemberden 30 derece alır. Bir gezegenin konumu “Boğa 14°” örneğindeki gibi burç ve derece birlikte yazılarak belirtilir. Derecenin altındaki birimler yay dakikası (′) ve yay saniyesidir (″); bir derece 60 dakikadır. Açılar da aynı ölçekte hesaplanır: iki noktanın dereceleri arasındaki fark, aralarındaki açıyı verir.
Dip Noktası
Haritanın en alt noktası; Tepe Noktası'nın tam karşısındadır ve gelenekte kökleri anlatır.
Dip Noktası, yerel meridyenin ufkun altında kalan yarısının ekliptikle kesiştiği noktadır; Latince Imum Coeli adının kısaltmasıyla IC diye de yazılır. Tepe Noktası ile her zaman tam karşıtlık hâlindedir. Placidus gibi ev sistemlerinde dördüncü evin başlangıcını işaretler. Geleneksel yorumda gelinen yer, aile kökeni, ev ve kişinin gözden uzak tuttuğu iç yaşamıyla ilişkilendirilir.
Doğum haritası
Doğum anındaki gökyüzünün, doğduğun yerden görüldüğü hâliyle çizilmiş şeması.
Doğum haritası; tarih, saat ve doğum yeri bilgisinden hesaplanır, çünkü Yükselen ile evler doğrudan saate ve yere bağlıdır. Çemberin üzerinde gezegenlerin burç ve dereceleri, ev sınırları ve aralarındaki açılar gösterilir. Aynı gün doğan iki kişinin Güneş burcu aynı olsa bile, farklı saatlerde doğdukları için haritaları birbirine benzemeyebilir. Coconna'nın doğum haritası aracı bu hesabı doğrudan tarayıcında yapar; doğum saatini bilmiyorsan Yükselen ve ev bilgileri güvenilir olmaz.
Doğum haritanı çıkar → Dolunay
Ay'ın Güneş'in tam karşısına geçtiği an; görünen yüzü bütünüyle aydınlıktır.
Dolunay, Ay ile Güneş arasındaki uzaklığın 180 dereceye ulaştığı andır; yani ikisi karşıtlık açısı kurar. O gece Ay, Güneş battıktan sonra doğar ve sabaha kadar gökyüzünde kalır. Ay Güneş'in karşısındaki burçta bulunduğu için Dolunay her zaman Güneş burcunun karşıt burcunda gerçekleşir. Dolunay bir Ay düğümüne yeterince yakınsa Ay tutulması da yaşanır. Geleneksel takvimlerde tamamlanmanın, görünür olmanın ve sonucu almanın evresi sayılır.
Konuyu anlatan yazı → Düşüş
Bir gezegenin, yüceldiği burcun karşısındaki burçta bulunması; klasik astrolojide zayıf konum sayılır.
Klasik astrolojide her gezegenin güçlü ve zayıf sayıldığı burçlar bir tablo hâlinde tanımlanmıştır. Bir gezegen, yüceldiği burcun tam karşısındaki burçtayken düşüşte kabul edilir. Gelenek, düşüşteki gezegenin kendi doğasını rahat ifade edemediğini, o alanda daha çok çaba harcandığını söyler. Aynı mantığın diğer ucu zarardır: gezegenin yönettiği burcun karşısında bulunması.
↑ Harflere dön E
Efemeris
Gök cisimlerinin belirli tarihlerdeki konumlarını sıralayan çizelge.
Efemeris, gezegenlerin ve Ay'ın gün gün hangi burcun kaçıncı derecesinde bulunduğunu gösteren tablodur; sözcük Yunancada “günlük” anlamına gelen kökten gelir. Bilgisayarlar yaygınlaşmadan önce astrologlar harita kurarken bu basılı çizelgelere bakardı. Retro dönemler, burç geçişleri ve tutulma tarihleri de aynı tablodan okunur. Bugün aynı hesaplar yazılımla anlık yapılıyor; Coconna da gezegen konumlarını sayfa açılırken hesaplar.
Ekinoks
Güneş'in gök ekvatorunu kestiği, gündüz ile gecenin neredeyse eşitlendiği iki an.
Yılda iki kez, mart ve eylül aylarında Güneş gök ekvatorunun tam üzerinden geçer; bu anlara ekinoks, Türkçede gece gündüz eşitliği denir. Mart ekinoksunda Güneş gök ekvatorunun güneyinden kuzeyine, eylül ekinoksunda kuzeyinden güneyine geçer. Tropikal zodyak sayımını mart ekinoksundan başlatır: o an Güneş'in bulunduğu nokta Koç burcunun 0 derecesi kabul edilir. Bu yüzden burç tarihleri takımyıldızların konumuna değil, mevsim döngüsüne bağlıdır.
Ekliptik
Güneş'in bir yıl boyunca gök küresinde izlediği görünür yol.
Ekliptik, Dünya'nın Güneş çevresindeki yörünge düzleminin gök küresine düşen izidir; bize Güneş'in yıl boyunca yıldızlar arasında çizdiği bir çember gibi görünür. Gezegenler bu çemberin birkaç derece yakınında dolaştığı için gökyüzünde hep aynı kuşakta bulunurlar. Zodyak, bu kuşağın on iki eşit parçaya bölünmüş hâlidir. Adı tutulmalardan gelir: tutulmalar ancak Ay bu düzlemi keserken oluşur ve o kesişme noktalarına Ay düğümleri denir.
Element
Burçları üçerli gruplara ayıran dörtlü sınıflandırma: ateş, toprak, hava ve su.
Zodyaktaki on iki burç dört elemente bölünür ve her elemente üç burç düşer: ateş, toprak, hava ve su. Aynı elementi paylaşan burçlar çemberde birbirine 120 derece uzaklıktadır, yani aralarında üçgen açı vardır. Dört element fikri Antik Yunan doğa felsefesinden gelir ve astrolojiye oradan geçmiştir. Element burcun neyle çalıştığını, nitelik ise nasıl çalıştığını anlatır.
Konuyu anlatan yazı → Ev
Doğum haritasının, gökyüzünün günlük dönüşüne göre bölünen on iki bölümünden biri.
Evler burçlardan farklı olarak Dünya'nın kendi ekseni çevresindeki dönüşünden doğar; bu yüzden doğum saatine ve doğum yerinin enlemine bağlıdır. Çember Yükselen noktasından başlayarak on iki eve ayrılır ve her ev hayatın bir alanını temsil eder: birinci ev kişinin kendini ortaya koyuşunu, dördüncü ev evi ve kökleri, yedinci ev ortaklıkları, onuncu ev mesleği ve görünürlüğü anlatır. Burçlar bir gezegenin nasıl davrandığını, evler ise nerede göründüğünü gösterir. Çemberin nasıl bölüneceği ev sistemine göre değişir.
Ev sistemi
Harita çemberinin on iki eve nasıl bölüneceğini belirleyen hesap yöntemi.
Ev sınırlarını çizmenin tek bir yolu yoktur; tarih boyunca farklı yöntemler geliştirilmiştir. Tam Burç gibi burç temelli sistemlerde her ev bir burcun tamamına denk gelir; Placidus gibi zaman temelli sistemlerde ise evler birbirinden farklı büyüklükte olur. Seçilen sisteme göre bir gezegen başka bir eve düşebileceği için astrologlar arasında yöntem tercihi tartışma konusudur. Coconna'nın doğum haritası aracı Placidus kullanır ve bu sistemin tanımsız kaldığı kutup bölgelerinde Tam Burç'a geçer.
Ev yöneticisi
Bir evin başladığı burcun yönetici gezegeni.
Her evin başlangıç derecesi bir burca düşer ve o burcun yönetici gezegeni, evin yöneticisi sayılır. Yorumda o gezegenin haritanın neresinde durduğuna bakılır: yöneticinin bulunduğu ev, ilgili hayat alanının hangi alanla bağlantılı işlediğini gösterir. Örneğin yedinci evi Terazi'de başlayan bir haritada yedinci evin yöneticisi Venüs olur. Bu teknik klasik astrolojinin en çok kullanılan yorum araçlarındandır.
↑ Harflere dön G
Gerilimli açı
Kare ve karşıtlık gibi, gelenekte sürtünme taşıdığı ve harekete geçirdiği söylenen açılar.
Geleneksel astrolojide açılar iki öbekte toplanır; gerilimli — ya da sert — denilen öbeğin başında kare ve karşıtlık gelir. Bu açılarda birbiriyle zor uzlaşan iki ilke aynı anda devreye girer, bu yüzden gelenek onları zorlanma diliyle anlatır. Yine de kötü sayılmazlar: fark edildiklerinde çaba doğurdukları, gelişme ve iş bitirme temalarıyla anıldıkları söylenir. Kavuşum ise hangi gezegenler arasında kurulduğuna göre bazen bu öbeğe, bazen uyumlu açılar öbeğine yazılır.
Gezegen
Astrolojide haritada yorumlanan gök cisimlerinin ortak adı; Güneş ve Ay da bu listeye girer.
Klasik astroloji yedi gezegenle çalışır: Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn. Bunlardan Güneş ile Ay için ayrıca ışıklar adı kullanılır. Astronomi açısından Güneş bir yıldız, Ay ise Dünya'nın uydusudur; astrolojideki gezegen sözcüğü bu yüzden bilimsel bir sınıflandırma değil, geleneğin kendi terimi olarak okunmalıdır. Modern astroloji listeye teleskopla bulunan Uranüs, Neptün ve Plüton'u ekler; Plüton 2006'dan beri astronomide cüce gezegen sayılır.
Gündönümü
Güneş'in gök ekvatorundan en uzaklaştığı iki an; yılın en uzun ve en kısa gününü getirir.
Haziran ve aralık aylarında Güneş gök ekvatorunun en kuzeyine ya da en güneyine ulaşır; bu anlara gündönümü denir. Kuzey yarım kürede haziran gündönümü yılın en uzun gününe, aralık gündönümü en kısa gününe denk gelir; güney yarım kürede sıra tersine döner. Tropikal zodyakta bu iki an Yengeç ve Oğlak burçlarının başlangıcını işaretler. Ekinokslarla birlikte gündönümleri mevsim döngüsünün dört köşesini kurar ve öncü burçların çıkış noktasıdır.
Güneş burcu
Doğduğun gün Güneş'in bulunduğu burç; günlük dilde “burcun ne?” diye sorulan budur.
Güneş zodyak turunu bir yılda tamamlar ve her burçta yaklaşık bir ay kalır; bu yüzden Güneş burcunu bulmak için doğum tarihin yeter. Bir burçtan diğerine geçilen günlerde doğduysan saatini de bilmen gerekir, çünkü geçiş anı yıldan yıla birkaç saat kayar. Geleneksel yorumda Güneş; kimlik, yaşam yönü ve kişinin ortaya koyduğu irade ile ilişkilendirilir. Harita Güneş'ten ibaret değildir: Ay burcu ve Yükselen tabloyu belirgin biçimde değiştirir.
Konuyu anlatan yazı → ↑ Harflere dön H
Harita yöneticisi
Yükselen burcun yönetici gezegeni; klasik yorumda haritanın tamamını temsil eder.
Doğum haritasında Yükselen hangi burçtaysa, o burcun yönetici gezegeni haritanın yöneticisi sayılır. Klasik astrolojide bu gezegenin bulunduğu burç, ev ve kurduğu açılar kişinin genel yönü hakkında ilk ipucu kabul edilir. Örneğin Yükselen'i Başak olan bir haritanın yöneticisi Merkür olur. Teknik, tek tek gezegenlere dağılmak yerine haritayı tek bir odaktan okumayı sağladığı için yorumun ilk adımlarındandır.
Harmonik açı
Üçgen ve altmışlık gibi, gelenekte akıcı ve destekleyici sayılan açılar; uyumlu açı da denir.
Geleneksel astrolojide üçgen ve altmışlık açılar uyumlu ya da harmonik öbekte toplanır. Bu açılarda iki gezegenin doğası birbirini zorlamadan birleşir; gelenek onları kolaylık, akış ve hazır yetenek diliyle anlatır. Aynı gelenek bir uyarı da ekler: kolay gelen şey çoğu zaman fark edilmez, bu yüzden uyumlu açıların kendiliğinden sonuç vermediği söylenir. Karşı öbekte gerilimli açılar bulunur.
Hava elementi
İkizler, Terazi ve Kova'yı kapsayan element; gelenekte düşünce, dil ve bağ kurmayla anılır.
Hava elementi zodyakta İkizler, Terazi ve Kova burçlarını bir araya getirir; üçü çemberde birbirine 120 derece uzaklıkta durur. Geleneksel yorumda hava; kavramlar, konuşma, bağlantı kurma ve olaya mesafeden bakabilme ile ilişkilendirilir. Ateşi beslediği, toprak ve suyla ise farklı hızlarda çalıştığı söylenir. Element burcun hammaddesini verir; nitelik o hammaddenin nasıl kullanıldığını anlatır.
Konuyu anlatan yazı → Hilal
Ay'ın görünen yüzünün yarıdan azının aydınlık olduğu ince dilim.
Hilal, Ay'ın aydınlık kısmının yarıdan küçük göründüğü evredir ve her döngüde iki kez yaşanır. İlk Hilal Yeni Ay'dan sonra gelir; akşam batı ufkunda alçakta görünür ve her gece biraz kalınlaşır. Son Hilal ise Son Dördün'den sonra gelir; şafaktan önce doğu ufkunda görünür ve incelerek kaybolur. Hangisine baktığını anlamanın en pratik yolu, hilali gördüğün saattir.
Horoskop
Belirli bir an için kurulan astrolojik harita; sözcük Yunancada “saati gözleyen” demektir.
Horoskop, Yunancada saat anlamına gelen hōra ile gözleyen anlamına gelen skopos sözcüklerinden türemiştir; başlangıçta doğu ufkunda yükselen dereceyi, yani Yükselen noktasını anlatırdı. Zamanla sözcüğün kapsamı genişledi ve belirli bir ana ait haritanın tamamına horoskop denmeye başlandı. Günlük Türkçede gazete burç yorumlarını anlatmak için de kullanılır, ama teknik anlamı haritadır. Doğum haritası da bir horoskoptur; farkı, kurulduğu anın doğum anı olmasıdır.
↑ Harflere dön İ
İlk Dördün
Ay ile Güneş arasındaki uzaklığın 90 dereceye ulaştığı an; Ay'ın yarısı aydınlık görünür.
İlk Dördün, Yeni Ay'dan yaklaşık yedi buçuk gün sonra, Ay'ın Güneş'e 90 derece uzaklaştığı andır; ikisi arasında kare açı kurulur. Ay'ın görünen yüzünün tam yarısı aydınlıktır, bu yüzden halk dilinde yarım ay da denir. Öğle saatlerinde doğar, akşam gökyüzünde yüksekte durur ve gece yarısına doğru batar. Geleneksel takvimlerde başlanan işin ilk direnciyle karşılaşıldığı, karar ve ayar isteyen evre sayılır.
İlk Hilal
Yeni Ay'dan sonra akşam ufkunda beliren ince dilim; aydınlık yüz her gece kalınlaşır.
İlk Hilal, Yeni Ay ile İlk Dördün arasındaki evredir. Güneş battıktan kısa süre sonra batı ufkunun üzerinde ince bir tırnak gibi görünür ve fazla oyalanmadan batar. Ay her gün Güneş'ten yaklaşık 12 derece doğuya kaydığı için hilal her akşam biraz daha kalınlaşır ve biraz daha geç batar. Geleneksel takvimlerde ilk adımın, kırılgan ama gerçek bir başlangıcın evresi sayılır.
↑ Harflere dön K
Kadim astroloji
Helenistik dönemden Ortaçağ'a uzanan klasik gelenek; yedi gezegenle ve tanımlı kurallarla çalışır.
Kadim ya da klasik astroloji, Helenistik dönemde biçimlenip Ortaçağ boyunca Arapça ve Latince kaynaklar aracılığıyla aktarılan geleneği anlatır. Yalnızca çıplak gözle görülebilen yedi gezegenle çalışır; yücelme, düşüş ve zarar tabloları, ev yöneticileri ve zaman teknikleri bu geleneğin araçlarıdır. Dili tanımlayıcı ve olay odaklıdır, kişilik çözümlemesinden çok somut soruların cevabını arar. Yirminci yüzyılda gelişen modern astroloji ise aynı sembolleri psikolojik bir dille yeniden yorumlar.
Konuyu anlatan yazı → Kare açı
90 derecelik açı; gelenekte direnç ve harekete geçiren gerilim açısı sayılır.
Kare, iki noktanın 90 derece uzaklıkta durmasıdır ve çemberin dörtte birine karşılık gelir. Bu açıyı kuran burçlar aynı niteliği paylaşır ama elementleri uyuşmaz; ateş toprakla, hava suyla karşı karşıya gelir. Geleneksel yorumda kare iki ilkenin birbirini kesmesi sayılır: ikisi de geri adım atmaz, bu yüzden çözüm ancak yeni bir davranışla gelir. Gelenek bu açıyı zor ama verimli kabul eder; üçgenin kolaylığına karşılık kare çaba ister.
Karşıt burç
Zodyak çemberinde bir burcun tam 180 derece karşısında duran burç.
Her burcun çemberde tam karşısında bir eşi vardır: Koç–Terazi, Boğa–Akrep, İkizler–Yay, Yengeç–Oğlak, Aslan–Kova, Başak–Balık. Karşıt burçlar aynı niteliği paylaşır ama elementleri birbirini tamamlar: ateşin karşısında hava, toprağın karşısında su bulunur. Geleneksel yorumda bu ikililer zıt değil, aynı temanın iki ucu sayılır; biri bireyi, diğeri karşı tarafı ya da ilişkiyi anlatır. İki burç arasındaki karşıtlık açısı da bu eksenden doğar.
Karşıtlık
180 derecelik açı; gelenekte denge arayışı ve karşı tarafla yüzleşme açısı sayılır.
Karşıtlık, iki noktanın çemberde birbirinden 180 derece uzakta durmasıdır; çemberin tam yarısına karşılık gelir. Bu açıyı kuran burçlar aynı niteliği taşır, elementleri ise birbirini tamamlar. Geleneksel yorumda karşıtlık bir çekişme olduğu kadar bir aynadır: iki ilke birbirini görür, biri bastırıldığında öteki baskın çıkar. Gökyüzünde Dolunay, Güneş ile Ay arasında kurulan karşıtlıktan başka bir şey değildir.
Kavuşum
İki gök cisminin zodyakta aynı dereceye gelmesi; 0 derecelik açı.
Kavuşum, iki gezegenin aynı burçta ve birbirine çok yakın derecede bulunmasıdır; yabancı kaynaklarda konjonksiyon denir. İki doğa ayrı ayrı değil, iç içe geçmiş biçimde çalışır; bu yüzden kavuşumun anlamı hangi gezegenlerin bir araya geldiğine göre büyük ölçüde değişir. Gelenek kavuşumu baştan uyumlu ya da gerilimli saymaz, eşleşen gezegenlerin doğasına bakar. Gökyüzünde Yeni Ay, Güneş ile Ay'ın kavuşumundan başka bir şey değildir.
Kozmik Bakım
Coconna'nın, Ay takvimine dayanan geleneksel bakım günleri bölümü.
Kozmik Bakım; saç kesiminden bitki dikmeye kadar gündelik bakım işlerini Ay'ın evresine ve bulunduğu burca göre gün gün gösteren Coconna bölümüdür. Dayandığı fikir yeni değil: halk takvimlerinde büyüyen Ay büyümesi istenen işlerle, küçülen Ay azaltılmak istenen işlerle eşleştirilir. Sayfadaki değerlendirmeler bu geleneğin aktarımıdır, tıbbi ya da bilimsel bir öneri değildir. Sağlığını ilgilendiren bir adım atacaksan takvime değil, ilgili uzmana danış.
Kozmik Bakım günleri → Kuinkuns
150 derecelik küçük açı; gelenekte sürekli ayar isteyen, tam oturmayan bağlantı sayılır.
Kuinkuns, iki noktanın 150 derece uzaklıkta durmasıdır; beş büyük açının dışında kaldığı için küçük ya da ikincil açı kabul edilir. Bu açıyı kuran burçların ne elementi ne de niteliği ortaktır, yani paylaştıkları bir zemin yoktur. Geleneksel yorumda bu yüzden birbirini anlamakta zorlanan, sürekli ayar isteyen bir bağlantı olarak anlatılır. Küçük açılarda orb dar tutulur; birkaç derecelik sapma çoğu astrolog için sınırdır.
Küçülen Ay
Dolunay'dan Yeni Ay'a kadar aydınlık yüzü her gece azalan yaklaşık iki haftalık dönem.
Dolunay'dan sonra Ay'ın aydınlık görünen kısmı her gece azalır; döngünün bu yarısına küçülen ya da azalan Ay denir. Küçülen Ay gece doğar, sabaha karşı gökyüzünde görünür ve Güneş'e her gün biraz daha yaklaşır. İçinde Küçülen Şişkin Ay, Son Dördün ve Son Hilal evreleri yer alır. Geleneksel takvimlerde azalma yönü; toparlamak, temizlemek ve bitirmek istenen işlerle ilişkilendirilir.
Küçülen Şişkin Ay
Dolunay ile Son Dördün arasındaki evre; Ay'ın yarıdan fazlası hâlâ aydınlıktır ama azalıyor.
Küçülen Şişkin Ay, Dolunay'dan sonra gelen ve Son Dördün'e kadar süren evredir. Ay'ın görünen yüzünün yarısından çoğu aydınlıktır, fakat bu oran her gece biraz daha düşer. Akşamın geç saatlerinde doğar, gece yarısından sonra yükselir ve sabah saatlerinde de gökyüzünde kalır. Geleneksel takvimlerde paylaşmanın, öğrendiğini aktarmanın ve fazlalığı elemenin evresi sayılır.
↑ Harflere dön M
Modalite
Nitelik kavramının bir başka adı; burçların mevsim içindeki yerinden doğan üçlü ayrım.
Modalite ile nitelik aynı şeyi anlatır; sözcük Latince kökenlidir ve Türkçe kaynaklarda ikisi de kullanılır. Ayrımın mantığı mevsim döngüsüne dayanır: öncü burçlar mevsimi başlatır, sabit burçlar ortasında durur, değişken burçlar mevsimi kapatıp bir sonrakine geçişi hazırlar. Tropikal zodyakta burçlar ekinoks ve gündönümlerine bağlandığı için bu sıralama her yıl aynı kalır. Aynı modaliteyi paylaşan dört burç birbirine kare ya da karşıtlık açısıyla bağlanır.
Modern astroloji
Yirminci yüzyılda biçimlenen, sembolleri psikolojik bir dille okuyan astroloji yaklaşımı.
Modern astroloji, yirminci yüzyılda psikoloji kuramlarının etkisiyle gelişen yaklaşımdır. Klasik gelenekten devraldığı sembolleri olay öngörüsünden çok kişilik, gelişim ve farkındalık diliyle yorumlar. Teleskopla bulunan Uranüs, Neptün ve Plüton'u haritaya ekler ve onlara kuşak temaları yükler. Bugün pek çok astrolog iki geleneği birlikte kullanıyor; Coconna'daki metinlerde de hangi tanımın hangi gelenekten geldiği belirtilir.
Müneccim
Yıldızlara bakarak yorum yapan kişi; Osmanlı'da bu iş için sarayda resmî bir görev vardı.
Müneccim, Arapça kökenli bir sözcüktür ve yıldızlara bakıp yorum yapan kişiyi anlatır. Osmanlı sarayında müneccimbaşılık resmî bir görevdi: müneccimbaşılar takvim hazırlar, gökyüzü olaylarına ilişkin cetveller düzenler ve tören gibi işler için uygun saat belirlerdi. O dönemde bu iş gök gözlemi ve hesabıyla iç içeydi, yani bugünkü anlamda astronomi bilgisi gerektiriyordu. Sözcük bugün çoğunlukla tarihsel bağlamda kullanılır; güncel karşılığı astrologdur.
Konuyu anlatan yazı → ↑ Harflere dön P
Placidus
Evleri zaman bölerek hesaplayan, bugün en yaygın kullanılan ev sistemi.
Placidus, bir derecenin ufuktan tepe noktasına ulaşması için geçen süreyi üçe bölerek ara ev sınırlarını bulan zaman temelli bir ev sistemidir. Adını on yedinci yüzyılda yaşamış İtalyan matematikçi ve keşiş Placidus de Titis'ten alır. Evler eşit büyüklükte olmaz; enlem yükseldikçe bazı evler genişler, bazıları daralır. Kutup dairelerinin ötesinde, yani 66°34′ enlemin dışında sistem tanımsız kalır; Coconna bu durumda Tam Burç sistemine geçer.
Presesyon
Dünya'nın dönme ekseninin yaklaşık 26.000 yılda bir koni çizerek salınması; ekinoks noktalarını kaydırır.
Dünya kendi ekseni çevresinde dönerken bu eksen sabit durmaz; bir topaç gibi ağır ağır salınır ve turunu yaklaşık 26.000 yılda tamamlar. Sonuçta ekinoks noktaları yıldızlara göre her yıl biraz geriye kayar; olguya ekinoksların presesyonu denir. Bu yüzden mart ekinoksu artık Koç takımyıldızının önünde değildir, oysa tropikal zodyak sayıma hâlâ o noktadan başlar. Burçlarla aynı adı taşıyan takımyıldızların bugün örtüşmemesinin nedeni budur; sideral zodyak ise sayımı yıldızlara bağlayarak başka bir yol izler.
Progresyon
Doğum haritasını sembolik bir kuralla ilerletme tekniği; en yaygını “bir gün bir yıl” sayımıdır.
Progresyon, natal haritayı zaman içinde ilerletmek için kullanılan sembolik bir tekniktir. En yaygın biçimi ikincil progresyondur: doğumdan sonraki her gün hayatın bir yılına karşılık sayılır, yani otuzuncu yaşa bakmak için doğumdan sonraki otuzuncu günün gökyüzü kullanılır. Bu sayımda ilerletilmiş Ay ayda bir derece kadar yol alır ve yaklaşık iki buçuk yılda burç değiştirir; Güneş ise yılda bir derece ilerler. Transitten farkı, gökyüzünün o anki gerçek konumunu değil, sembolik bir hesabı esas almasıdır.
↑ Harflere dön R
Rektifikasyon
Bilinmeyen ya da şüpheli doğum saatini, yaşanmış olaylardan geriye giderek düzeltme çalışması.
Doğum saati birkaç dakika kaysa bile Yükselen derecesi ve ev sınırları değişir; bu yüzden saati belirsiz haritalarda rektifikasyona başvurulur. Astrolog kişinin hayatındaki belirgin olayları alır ve bu olayların haritayla tutarlı göründüğü doğum saatini arar. Sonuç kesin bir ölçüm değil, gerekçeli bir tahmindir; farklı astrologlar farklı saatlerde karar kılabilir. Doğum saatini bilmiyorsan gezegenlerin burçları yine de güvenilirdir; yalnızca Ay burcu, Yükselen ve evler için ihtiyatlı olman gerekir.
Retro
Bir gezegenin gökyüzünde geriye gidiyormuş gibi görünmesi; gerçek değil, görünür bir harekettir.
Retro, bir gezegenin zodyakta geriye doğru ilerliyormuş gibi göründüğü dönemdir; sözcük Latincede geriye anlamına gelen kökten gelir. Gezegen aslında yön değiştirmez: Dünya ile o gezegen Güneş çevresinde farklı hızlarda döndüğü için, biri diğerini geçerken bir yanılsama doğar. Aynı şeyi yolda da görürsün; hızlı giden aracın yanından geçtiği yavaş araç bir an geriye gidiyormuş gibi görünür. Güneş ile Ay hiçbir zaman retro olmaz; en sık retro yapan gezegen ise Merkür'dür. Geleneksel yorumda retro dönemler yeni bir şeye başlamaktan çok, başlanmış olanı gözden geçirmekle ilişkilendirilir.
Konuyu anlatan yazı → ↑ Harflere dön S
Sabit nitelik
Boğa, Aslan, Akrep ve Kova'yı kapsayan nitelik; dördü de mevsimin ortasında yer alır.
Sabit burçlar mevsimin tam ortasına denk gelir: Boğa, Aslan, Akrep ve Kova. Mevsim o günlerde kendini en belirgin hissettirdiği için gelenekte sürdürme, koruma ve yerinde durma temalarıyla anılırlar. Dördü birbirine 90 ya da 180 derece uzaklıkta olduğundan aralarında kare ve karşıtlık açıları kurulur. Üç nitelikten biridir; diğerleri öncü ve değişken niteliklerdir.
Satürn dönüşü
Satürn'ün doğum haritandaki konumuna geri dönmesi; ilki 29–30 yaş dolaylarında yaşanır.
Satürn, Güneş çevresindeki turunu yaklaşık 29,5 yılda tamamlar; bu yüzden doğduğun andaki konumuna ilk kez 29–30 yaşlarında döner. İkinci dönüş 58–60, üçüncüsü 87–90 yaş dolaylarına denk gelir. Geleneksel astrolojide Satürn sınır, sorumluluk ve zamanla ilişkilendirildiği için bu dönemler gerçekçi bir muhasebenin ve kalıcı olanı seçmenin zamanı sayılır. Yaş aralığı herkes için aynı değildir; tam tarih, haritandaki Satürn derecesine bağlıdır.
Konuyu anlatan yazı → Sideral zodyak
Sayımı sabit yıldızlara bağlayan zodyak; yıldız zodyağı da denir ve Hint astrolojisinde kullanılır.
Sideral zodyak burç sınırlarını ekinoks noktasına değil, sabit yıldızlara göre belirler. Presesyon yüzünden iki sistem zaman içinde birbirinden uzaklaşmıştır; bugün aradaki fark yaklaşık 24 derecedir, yani çoğu kişinin sideral Güneş burcu tropikaldekinin bir öncesine düşer. Bu farkı düzeltmek için kullanılan değere ayanamsa denir ve hesaplama yöntemine göre biraz değişir. Hint (Vedik) astrolojisi sideral zodyağı kullanır; Batı astrolojisi ve Coconna ise tropikal zodyağı esas alır.
Sinastri
İki doğum haritasını karşılaştırarak ilişkiyi okuma tekniği.
Sinastri, iki kişinin haritasını üst üste koyar ve birinin gezegenlerinin diğerinin gezegenleriyle, evleriyle hangi açıları kurduğuna bakar. Gelenek burada tek tek burç eşleşmesinden çok açıların bütününe ve karşılıklı ev yerleşimlerine önem verir. Bu yüzden “şu burç şu burçla uyumludur” türü genellemeler, sinastrinin çok kabaca sadeleştirilmiş hâlidir. Yöntem bir ilişkinin süreceğini ya da biteceğini söylemez; iki kişinin hangi konularda kolay, hangilerinde zor anlaşabileceğine dair bir çerçeve sunar.
Solar dönüş
Güneş'in doğum haritandaki derecesine tam döndüğü an için kurulan yıllık harita.
Güneş her yıl doğum anındaki derecesine geri döner; bu an genellikle doğum gününe denk gelir, saati ise yıldan yıla değişir. O an için kurulan haritaya solar dönüş haritası denir ve geleneksel kullanımda bir sonraki doğum gününe kadar geçerli sayılır. Harita kurulduğu yere de bağlıdır: o yıl nerede bulunduğun ev yerleşimlerini değiştirir. Yorumda solar dönüş tek başına değil, natal haritayla birlikte okunur.
Son Dördün
Ay ile Güneş arasındaki uzaklığın yeniden 90 dereceye düştüğü an; Ay'ın yarısı aydınlıktır.
Son Dördün, Dolunay'dan yaklaşık yedi buçuk gün sonra gelir; Ay ile Güneş arasında yine kare açı vardır, fakat bu kez aydınlık yüz küçülmektedir. Ay gece yarısı dolaylarında doğar, sabah gökyüzünde yüksekte durur ve öğleye doğru batar. Bu yüzden Son Dördün'ü çoğu zaman sabah saatlerinde görürsün. Geleneksel takvimlerde bırakmanın, sadeleştirmenin ve döngüyü kapatmaya hazırlanmanın evresi sayılır.
Son Hilal
Döngünün son evresi; şafaktan önce doğu ufkunda görünen ince dilim.
Son Hilal, Son Dördün ile Yeni Ay arasındaki evredir. Ay gün doğumundan kısa süre önce doğar ve doğu ufkunda, çoğu zaman aydınlanmaya başlamış gökyüzünün içinde ince bir dilim olarak görünür. Her sabah biraz daha incelir ve Güneş'e yaklaşır; Yeni Ay'da tamamen görünmez olur. Geleneksel takvimlerde dinlenmenin, geriye bakmanın ve yeni döngüye yer açmanın evresi sayılır.
Su elementi
Yengeç, Akrep ve Balık'ı kapsayan element; gelenekte duygu, hafıza ve sezgiyle anılır.
Su elementi zodyakta Yengeç, Akrep ve Balık burçlarını kapsar; üçü çemberde birbirine 120 derece uzaklıkta durur. Geleneksel yorumda su; duygu, hafıza, sezgi ve karşısındakinin hâlini hissetme ile ilişkilendirilir. Toprakla iyi anlaştığı, ateşle ise birbirini dengelemekte zorlandığı söylenir. Dört elementten biridir; burcun hammaddesini verir, nitelik ise o hammaddenin nasıl kullanıldığını gösterir.
Konuyu anlatan yazı → ↑ Harflere dön T
Tam Burç ev sistemi
Yükselen'in bulunduğu burcun tamamını birinci ev sayan, ev sınırlarını burç sınırlarına eşitleyen sistem.
Tam Burç sisteminde ev sınırları burç sınırlarıyla aynıdır: Yükselen hangi burçtaysa o burcun tamamı birinci ev olur, sonraki burçlar sırayla diğer evleri kurar. Böylece on iki ev eşit büyüklükte, otuzar derece olur. Helenistik astrolojide yaygın kullanılan bu sistem, klasik tekniklere dönüşle birlikte son yıllarda yeniden öne çıktı. Placidus gibi zaman temelli sistemlerden farkı, Tepe Noktası'nın her zaman onuncu evin başlangıcı olmamasıdır; bu sistemde MC dokuzuncu, onuncu ya da on birinci eve düşebilir.
Tepe Noktası
Haritanın en üst noktası; gelenekte meslek, görünürlük ve toplum içindeki yeri anlatır.
Tepe Noktası, yerel meridyenin ekliptikle kesiştiği üst noktadır; Latince Medium Coeli adının kısaltmasıyla MC diye de yazılır. Gökyüzünün doğduğun anda en tepede duran bölgesini gösterir ve Dip Noktası ile tam karşıtlık hâlindedir. Placidus gibi zaman temelli ev sistemlerinde onuncu evin başlangıcını işaretler. Geleneksel yorumda meslek, itibar, hedef ve kişinin dışarıdan görünen yüzüyle ilişkilendirilir.
Toprak elementi
Boğa, Başak ve Oğlak'ı kapsayan element; gelenekte somutluk, süreklilik ve emekle anılır.
Toprak elementi zodyakta Boğa, Başak ve Oğlak burçlarını kapsar; üçü çemberde birbirine 120 derece uzaklıktadır. Geleneksel yorumda toprak; ölçülebilir olan, elle tutulan ve zamanla biriken ile ilişkilendirilir. Suyla iyi anlaştığı, ateşle farklı hızda çalıştığı söylenir. Dört elementten biridir; burcun hangi malzemeyle çalıştığını gösterir, nitelik ise o malzemeyi nasıl kullandığını.
Konuyu anlatan yazı → Transit
Gökyüzünün şu anki hâlinin doğum haritanla kurduğu açılar; astrolojide zamanlamanın temeli.
Transit, o an gökyüzünde gerçekten bulunan gezegenlerin natal haritandaki noktalarla kurduğu açılara verilen addır. Gezegenler farklı hızlarda ilerlediği için transitlerin süresi de değişir: Ay bir noktadan saatler içinde geçerken Satürn aylarca aynı bölgede kalabilir. Bu yüzden hızlı gezegenlerin transitleri günlük havayı, yavaş gezegenlerinki uzun dönemleri anlatır. Satürn dönüşü de aslında uzun bir transitin en belirgin anıdır.
Tropikal zodyak
Sayıma mart ekinoksundan başlayan, burçları mevsimlere bağlayan zodyak; Batı astrolojisinin standardı.
Tropikal zodyakta Koç burcunun 0 derecesi, Güneş'in mart ekinoksunda bulunduğu noktadır; çember oradan başlayarak on iki eşit burca bölünür. Böylece burçlar takımyıldızlara değil, mevsim döngüsüne bağlanmış olur. Presesyon yüzünden bu başlangıç noktası yıldızlara göre yavaşça kaydığından burçlar artık aynı adı taşıyan takımyıldızlarla örtüşmez; bu bir hata değil, sistemin tanımı gereğidir. Batı astrolojisi ve Coconna tropikal zodyağı kullanır; sideral zodyak ise sayımı sabit yıldızlara bağlar.
Tutulma
Güneş, Dünya ve Ay aynı hizaya geldiğinde oluşan olay; Güneş'inki Yeni Ay'da, Ay'ınki Dolunay'da olur.
Güneş tutulması, Ay'ın Güneş ile Dünya arasına girip Güneş'i örtmesiyle oluşur ve yalnızca Yeni Ay'da yaşanır. Ay tutulmasında ise Ay, Dünya'nın gölgesine girer; bu da yalnızca Dolunay'da görülür. Her Yeni Ay ve Dolunay'da tutulma olmamasının nedeni, Ay'ın yörüngesinin ekliptiğe göre eğik olmasıdır: tutulma için Ay'ın bir düğüme yeterince yakın bulunması gerekir. Tutulmalar bu yüzden yılda en az dört kez ve düğümlerin bulunduğu burç ekseninde kümelenerek gerçekleşir. Geleneksel astrolojide bu tarihler hızlı değişimlerle ilişkilendirilir; gelenek önemli kararlar için tutulma döneminin geçmesini beklemeyi önerir.
↑ Harflere dön Y
Yarım altmışlık
30 derecelik küçük açı; yan yana duran iki burç arasındaki zayıf bağlantıyı anlatır.
Yarım altmışlık, altmışlık açının yarısıdır: iki nokta arasında 30 derecelik uzaklık bulunur. Bu açıyı kuran burçlar komşudur, fakat ne element ne de nitelik paylaşırlar. Geleneksel yorumda zayıf ama sürtünmesiz bir bağ sayılır; birbirine değen iki alanın temas noktası gibi okunur. Küçük açılardan biri olduğu için orb dar tutulur, genellikle bir iki derecelik sapma kabul edilir.
Yeni Ay
Ay'ın Güneş'le aynı dereceye geldiği an; aydınlık yüzü Dünya'ya dönük olmadığı için görünmez.
Yeni Ay, Ay ile Güneş arasında kavuşum kurulduğu andır; ikisi zodyakta aynı derecede bulunur. Ay bu sırada gökyüzünde Güneş'le birlikte doğup batar ve aydınlık yüzü bizden uzağa baktığı için çıplak gözle görünmez. Yeni Ay her zaman Güneş'in bulunduğu burçta gerçekleşir; bir Ay düğümüne yeterince yakınsa Güneş tutulması da yaşanır. Geleneksel takvimlerde yeni bir döngünün başlangıcı, niyet etmenin ve tohum atmanın evresi sayılır.
Konuyu anlatan yazı → Yönetici gezegen
Bir burcu yönettiği kabul edilen gezegen; burcun doğasını anlamanın ilk anahtarıdır.
Klasik astrolojide her burç bir gezegene bağlanır: Koç ile Akrep'in yöneticisi Mars, Boğa ile Terazi'nin Venüs, İkizler ile Başak'ın Merkür, Yengeç'in Ay, Aslan'ın Güneş, Yay ile Balık'ın Jüpiter, Oğlak ile Kova'nın Satürn'dür. Modern astroloji üç burca yeni yönetici ekler: Akrep'e Plüton, Kova'ya Uranüs, Balık'a Neptün; klasik yöneticiler de kullanılmaya devam eder. Bir burcun yorumu büyük ölçüde yöneticisinin doğasından türetilir. Haritada bu gezegenin hangi burçta ve hangi evde durduğu, o burca ait temaların nerede işlediğini gösterir.
Yücelme
Bir gezegenin klasik tabloda en güçlü sayıldığı burç; düşüşün tam karşıtıdır.
Klasik astrolojide her gezegenin, kendi yönettiği burcun dışında özellikle güçlü sayıldığı bir burç daha vardır; buna yücelme denir. Gelenek, gezegenin bu burçta doğasını en açık biçimde ortaya koyduğunu, yaptığı işin görünür olduğunu söyler. Yücelmenin tam karşısındaki burç aynı gezegen için düşüştür. Bu tablolar Helenistik dönemden beri aktarılır ve klasik yorumun temel araçlarındandır.
Yükselen burç
Doğduğun anda doğu ufkunda yükselmekte olan burç; haritanın başlangıç noktasıdır.
Yükselen, doğum anında doğu ufkunun ekliptikle kesiştiği noktadır; yabancı kaynaklarda Ascendant ya da AC diye geçer. Dünya kendi ekseni çevresinde döndüğü için bu nokta durmadan ilerler ve yükselen burç ortalama iki saatte bir değişir; doğum saati birkaç dakika kaysa bile sonuç başka çıkabilir. Yükselen aynı zamanda birinci evin başlangıcıdır, yani bütün ev düzeni ondan kurulur. Geleneksel yorumda dünyaya ilk çıkış kapın, seni ilk gördüklerinde fark edilen tavır olarak anlatılır.
Konuyu anlatan yazı → ↑ Harflere dön Z
Zarar
Bir gezegenin, yönettiği burcun karşısındaki burçta bulunması; klasik tabloda zayıf konumdur.
Klasik astrolojide bir gezegen, yönettiği burcun tam karşısındaki burçtayken zararda kabul edilir; sürgün adı da kullanılır. Örneğin Mars Koç'u yönetir, bu yüzden karşı burç olan Terazi'de zararlı sayılır. Gelenek, gezegenin bu konumda kendi doğasına pek uymayan bir zeminde çalıştığını, sonucu almak için daha çok uğraştığını söyler. Tablonun diğer zayıf konumu düşüştür; güçlü konumlar ise yöneticilik ve yücelmedir.
Zodyak
Ekliptiğin çevresindeki gök kuşağı; astrolojide 30 derecelik on iki eşit burca bölünür.
Zodyak, ekliptiğin iki yanında uzanan ve Ay ile gezegenlerin hareketini içine alan gök kuşağıdır. Astrolojide bu kuşak 30 derecelik on iki eşit burca bölünür; bölme işlemi takımyıldızların gerçek büyüklüklerine bakmaz, çünkü takımyıldızlar gökyüzünde eşit uzunlukta değildir. Sözcük Yunancada “hayvan çemberi” anlamına gelen bir kökten türer; burç adlarının çoğu gerçekten hayvanlardır. Sayımın nereden başlayacağı sisteme göre değişir: tropikal zodyak ekinoksu, sideral zodyak sabit yıldızları esas alır.
↑ Harflere dön